|
_____________________**_*__*
____________________**__*___* ___________________*___*___* __________________*____*___* _________________*____*_____** ________________*____*__**____** _______________*_____*__****_*__** _______________*_____*_******_____* ______________*_____*____***_______* _____________*____**_****___________* _____________*___*_**_______________* _____________*__*___________________* ____________*___*___________________* ___________*___*____________________* ________***____*___________________* ______**__*___*____________________* _____*____*___*____________________* ______***_*_*_*___________________* ________*_**__*___________________* ______*****___*____________________** ____**_______*_______________________* ___*_________*________________________* __*__________*_________________________* _*___________*__________________________* *____________*_________________***_______* **********___*_________________*__****___* _________*___*________________*_______**_* _________*___*_______________*__________* __________*___*_____________* __________*___*____________* ___________*___*__________* ____________*___*________* _____________*___*_______* ______________*___*______* _______________*___*_____* ________________*___*____* _________________*___*___* ___________________*__*___* _____________________*_*___** _______________________**____********* ________________________*_____________*** ________________________*________________** _______________________*_____**______******* ______________________*______*_****** _____________________*_____** _____________________*__*** _____________________*_* .* .* .* . ,(¯`´•.¸ ¸.•´´¯ `,+.*`,+.*´. Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum. Akşam kızıllığı düşerken okyanuslara, seni hayal ediyorum bulutların avuçlarında. Sana gelirken ayaklarıma batan dikenleri toplayıp " yanakların " diye yüreğinden öpüyorum onları. Seni fısıldıyorum çiçeklerin yüreklerine. Susamış çardak kuşlarına avuç içlerimde biriktirdiğim gözyaşlarını sunuyorum. Dualarını alıyorum nice yetim kuşların. Sana kavuşmanın heyecanında alnımdan terler akıyor toprağın dudaklarına..İliklerim titriyor gözlerini solurken ... Kanımda tarif edemediğim telaş anaforları. Dilimde mutluluk yağmurlarında bestelenmiş sevda türküleri. Ellerimde dalından yeni koparılmış bir nefeslik çiğdemler. Gözlerinde geceyi emzirmeye geliyorum. Ve dizlerinde göz kapaklarımı dinlendirmeye geliyorum. Gözlerindeki Cennetin zemzem kokan sularında delicesine kulaç atmaya geliyorum. Güneş karanlıkları elerken avuçlarında sana yağmaya geliyorum. Yağmurun ıslaklığını giyinip üzerime dudaklarındaki vuslatı öpmeye geliyorum. Gelirken uçurumlara hayallerimden köprüler kuruyorum. Çiğ tanesi ıslaklığındaki kirpiklerine uzanıp güneşi senin yüreğinde karşılamak istiyorum. Geldiğimde” hayalen “ kollarına sarılıp varlığını soluyacağım. Göğündeki beyaz bulutlarla yıkayacağım hasretinde küllenen dudaklarımı. Çatısız hayallerimde bedenimi senin gözlerine kapatıp sabah ezanı okunmadan göz kapaklarından güneşe selam durmalıyım. Gece, güne yenik düşmeden ben uykuya dalmış kardelenleri uyandırmalıyım. Ve tenini gül kokulu yağmurlar yıkarken , ben kırgın düşlerimi göğsüne yaslayıp senin avuçlarında mutlulukları kana kana içmeliyim. Sana küçük ellerimden gecenin karanlığında nice hayali yıldızlar çizmeliyim. Güllerle yıkanmış saçlarının kokusuyla ılık meltemleri kıskandırmalıyım. Rüzgar, yavru ceylanları üşütmeden ben utangaç yanaklarından toprağa bir cemre misali yuvarlanmalıyım. Her soluk aldığında dalgaların kıyıları dövdüğü zamanlardan kalma kırık uçurtmalarımı toplayıp yeni fideler ekiyorum ezik gül bahçelerine. Goncalar düşerken yüzün coğrafyasına, ben kuytu köşelerde ay teninin kokusunu soluyorum. Küçük ellerimle bakır tenli bulutların yüreğine “gözlerini “ çiziyorum. Bu gece “ gözlerindeki Cenneti “ soluyup sabah güneşini senin yanında karşılamak istiyorum. Sonra varlığının sıcaklığına uyanıp senin avuçlarından mavi semaya kanatlanmalıyım. Yüzünün ince çizgilerinden kayıp güneşin eteklerine koşmalıyım. Pencerene gün doğmadan yüreğimle alnına baharları , dudaklarımla gözlerine yıldızları bırakıp engin okyanuslara koşmalıyım. Geldiğimde yüreğimin sıcaklığını hissetmeyeceksin. Göz kapakların hulyalara dalarken ben yatağına gülleri serpiştireceğim. Usulca saçlarını tokasından çözüp yıldızları işleyeceğim saç tellerine. Yumduğun avuç içlerini sen fark etmeden açıp ince çizgilerine yaslanıp mutlulukları soluyacağım. Kurumuş dudaklarına gözlerimin ıslak nemini bırakıp ayak uçlarına taze papatyaları sereceğim. Ve kuşluk vakti, dudaklarımla usulca yüreğini öpüp pencerenden güvercinin ayak uçlarına tutunup şehrime döneceğim. Sabah uyandığında gözlerinin sevdaya gülümsediğini fark edeceksin. Güneşin, bu sabah tenini bir başka ısıttığını ve hoyrat rüzgarın dağınık saçlarını usulca taradığını hissedeceksin. Suskun duvarlar dile gelip kulağına “ sevda “ türkülerini fısıldayacaklar. Ve bu sabah ekmeğin kokusu bir başka olacak. Rüzgarın, koynuna baharları doldurduğunu ve omuzlarında nice yetim kuşların soluduğunu fark edeceksin. Avuç içlerinin anlamsız terlediğini ve dudaklarının sebebsiz titrediğini hissedeceksin. Penceredeki boynu bükük ciceklerin sana seslendiğini duyar gibi olacaksın. Ve en sonunda aynaya gülümsediğinde beyaz peçeteye yazılı şu notu okuyacaksın ; “ Gül yüreklim ; Bu gece, yüreğine uzanıp sabaha kadar ılık nefesinde gezindim durdum.Kah kirpiklerinde rüzgarları kovaladım kah avuç içlerinde yavru keklikleri uyandırdım. Dizlerine başımı yaslayıp sabaha kadar her soluğuna bir dua ekledim. Varlığının huzurunda nice seni seviyorum kelimelerini fısıldadım kulağına. “ Geldiğinde niye uyandırmadın beni “ der gibisin. Biliyorum. Uyandırmaya kıyamadıım işte. Eğer uyandırsaydım seni , gül kokulu Melek’lerin yüreğini güllerle yıkamasına ve yetim güvercinlerin dudaklarına baharı bırakmasına engel olacaktım. Kıyamadım o kuru dudaklarından öpmeye. Kıyamadım işte. Ve giderken her zaman beni soluman icin yüreğimi “ ılık nefesine “ bıraktım. . Kıyamadığım yüreğine nice seni seviyorum cümlelerini yolluyorum…” “ İyi ki varsın . Nefesine dokunamadığım, Yüreğimde soluduğum cansın. Sen, kıyamadığımsın, Mutluluklarda nefes aldığımsın…” "Kıyamadığımsın
June 17
|
|
|
NABER BİZAAAAAAA NAPIYORSUN BAKALIM
Apr. 22
|
|
|
GECE
bir yanlız gecem daha böyle başlıyor. bir resmin elimde yine. yine başka bir resim... rüzgarda hırçın dalgalar önünde sessiz bir çığlık atıyor bu resmin. yada samimiyetsiz iğrenç bir gülümseme saçıyor bakan gözlere ben her resmine bakışımda iğrenç gürültüler arasında, kahrolası yalnızlıklar dolduruyorum içime, berbat bir sessizlik kaplıyor ortalığı sinsice... ben eskiden sendim.seninle atardı kalbim, şimdi sen yoksun peki ya ben kimim? dalgalar isyan ediyorlar sessizliğine, peki ya bu kaçak halleri, bu içine kapanık tavır sen böyle değildin... ben sende kayboldum,sen sınırların ötesinde, hala çocuk gibiyim. bir sözümde duramadım. kahretsin... hala sana şiirler yazıyorum, kendime bile iğrenç sözler sarf ederken, bir sana kızamıyorum... kendi yalnızlığıma bile hakaret ediyorum da beni uçuruma düşünmeden iten sana birşey söyleyemiyorum, küçük bahaneler üretip seni haklı çıkarıp resmine bakıyor öyle uyuyorum. bir yalnız gecem daha böyle bitiyor...
Apr. 22
|
|
|
burak yanlız adamwrote:
kardeşim şiirin için teşekkür ederim herzaman beklerim K.İ.B
Jan. 18
|